Reklam Reklam
İstatistik Aktif:2
Bugün:39
Dün:41
Toplam:344
Hizmetler
« Temmuz 2024 »
Pa Sa Ça Pe Cu Cu Pa
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031    
Adres

gazete

AksamCumhuriyetHurriyetMilliyetSabahTurkiye

Hizmetler

e-konsolosluk Mydictionary Dil Kurumu

Fitne

İslam âleminin bugünkü durumunu nasıl izah edebiliriz. Birçok Hadis ve onun üzerinde Ayet ile bize anlatılmaya çalışılan, insanlık açısından ne kadar büyük bir tehlike olduğunu zihinlerimize işlenmesi gerektiğini bilmemiz için. "Fitne, katilden beterdir..."( Bakara 217) diyerek bizi uyarmış. Fitnenin uyanmış olmaktan öte artık öldürücü darbelerini vuracak noktaya geldiğini üzülerek görüyoruz.

Fitne denen şeyin toplumlarda ne kadar büyük tahribatlar yapacağını anlamak için sadece bu ayet yeterlidir diyebileceğimiz kadar açıktır. "O fitneden sakının ki, o sadece zalimlere dokunmakla kalmaz." (Enfal 25) Bunun yansıra Kur’an-ı Kerim’in muhtelif sure ve ayetlerinde 60 yerde 12 manada fitne ve türevlerinden bahsedilmiş. Ayrıca Resulullah’ın (s.a.s) bu konudaki "Din, dünya menfaatine alet edilince, fitneler zuhur eder." Buna benzer sözleriyle fitnenin dünyamıza nerelerden girebileceğini, açık açık ortaya koyan "Ahir zamanda, âlim ve ilim azalır, cahillik artar. Cahil ve sapık din adamları, yanlış fetva vererek fitne çıkarır, doğru yoldan saptırırlar." Hadis-i şeriflerini gördükten sonara bu illetin çıkış noktaları aşağı yukarı belli oluyor.

İslam'ın ilk yıllarından itibaren ortaya çıkan ihtilaflar kısa süre sonara fitneye dönüşerek Müslümanlar arasında kan dökmeğe başlamış. Cemel ve Sıffin'in bir sonucu olan Nehrivan savaşlarında ölenlerin sayısının yüz binin üzerinde olduğundan bahsedilir. Yukarıdaki ayetin anlattığı tehlikeli durum ortaya çıkmış sadece zalimlerin, fitnecilerin, bayilerin ölümüyle kalmadığı gibi zaman boyutu ile de sınır tanımamış. O fitnecilerin yanlışları o gün taraftar bulduğu gibi bunlara dini kılıflar uydurarak İslam dünyasındaki yelerini korumaya devam ediyorlar.

Bunların tesirini İslam dünyasında olup bitenlere baktığımız zaman çok açık bir şekilde görebiliyoruz. Şu anda kan gölüne dönen birçok İslam ülkesinde insanlar en tabii hakkı olan insanca yaşamayı talep etmek için ayağa kalkınca 1400 yıl önce oluşmuş fitne kalıplarını alıp olaylar üzerine monta ederek işin rengini değiştirebiliyorlar. Bunun yanında her dönemde Müslümanlar arasında bu sebeplerden dolayı kan dökmenin dinimize uyan bir tarafı olmadığını söyleyen iyi niyetli din adamları olmasına rağmen bu ateş sönmüyor, yara gittikçe derinleşiyor.

Komşumuz olan Irak ta yıllardır ortalama günde 50 kişi ölüyor. Belki milyonla ifade edilecek sakatlanmış insan, yıkılan yakılan mabetlerin sayısı yüzlerce olmuş. Ayetullah Sistani'nin bu fitneyi bitirecek kadar önemli olan şu sözlerine "Ben, defalarca söyledim ve söylüyorum ki Sünnilerin kardeşimiz olduğunu söylemeyin, bilakis onlar bizim özümüz ve canımızdır. Ben, Sünnilerin Cuma vaazlarını Şiilerin Cuma vaazlarından daha çok dinlemekteyim." Rağmen, halâ bu kirli savaş mezhep üzerinden yürütülüyor ve Mezhebi kaynaklardan bu ateşe benzin taşınıyor.

Bir diğer komşumuz Suriye. Aynı ateşin yakıp yıktığı bir ülke. Taş üstünde taş kalmamış, iki yüz binin üzerinde ölü ki, bunların büyük çoğunluğu masum diyebileceğimiz yaşlı ve çocuk. Düşmana karşı bile kullanılması yasak olan kimyasal silahlar ile yok edilmiş. Nüfusunun %40 mülteci durumunda olan ve şehirleri harabeye dönmüş bir ülke üzerinden mezhebi zaferler bekleniyor. Bu yanlışlıklardan çıkış yolunu bize yine Kur’an-ı Kerim gösteriyor. Anlayabilirsek.

"Eğer, Allahü teâlânın emirlerini yerine getirmez, kendi aranızda dost olmazsanız, yeryüzünde, kargaşa, fitne ve büyük fesat çıkar."(Enfal 73)

Mehmet Irmak

1  2  3  4  5  6